Kitaplarım

Everest Çocuk 'tan 23 Nisan 'da çocuklara armağan

"Atatürk 'üm Düşümde"

  Aşağıdaki görsele tıklarsanız, ilgili duyuruların tamamı alt alta açılacaktır.

"ah o zamanlar"

This image for Image Layouts addon


ah o zamanlar

İçinde yer almaktan onur duyduğum Ankara kitabı "Ah O Zamanlar" e-kitap olarak satışta.

Zuhal Olcay 'dan Joan Baez 'e  Zülfü Livaneli 'den İdil Biret 'ten, Genco Erkal 'a kimler yok ki! Yüzü aşkın çok değerli ismin Ankara anıları sevgili Ulaş Bager in deyimi ile; "tam bir bellek mekanı" nın anılarını okuyup paylaşmak çok değerli emeği geçen herkese ama en çok Ulaş Bager Aldemir, Fatma Sıla Sandal 'e içten teşekkürlerimi sunuyorum.

İlkiz Kucur
Satın almak için tıklayınız

Kadına Değsin Sesimiz

Aydın, Efeler Belediyesi Öykü Yarışmasında Derece Giren Öyküler

2022, 1. Baskı

Öykü seçkisini incelemek için başlıkların üzerine tıklayınız

Ve Kadınlar Bizim Kadınlarımız

Efeler Belediyesi ve Efeler Kent Konseyi; kadına yönelik şiddete dikkat çekmek, işlenen kadın cinayetlerinin son bulmasına katkı koymak, bu alanda farkındalık yaratmak amacıyla, ülke çapında Kadın Temalı bir öykü yarışması düzenledi.

Kısa sürede ülkemizin dört bir yanından, hemen hemen bütün illerden, ayrıca Azerbaycan’dan, Almanya’dan ve Avusturya’dan deyim yerindeyse öykü yağdı. Bu da kadına uygulanan şiddet sorununu dikkat çekmek isteyen Kent Konseyi üyelerinin, böyle bir öykü yarışması düzenlemekle ne kadar yerinde karar aldıklarının göstergesiydi. Dört yüzden fazla yazar, birer öykü ile yarışmaya katıldı. Mustafa Ünver’in başkanlık ettiği ödül sekretaryasında görev alan arkadaşlar, bu öykülerin bir kısmını ödül şartnamesinde belirtilen koşullara uymadıkları için, bir kısmını da edebi açıdan yetersiz buldukları için elediler. Ahmet Zeki Muslu, Zehra Ünüvar, Şahin Yıldırım, Gülhan Taşkın İkiz, Büşra Elmaskaya’dan oluşan seçici kurula, iki yüz yetmiş yedi öykü teslim ettiler. Ben öyküleri okurken bambaşka bir dünyaya gittim. Bizler, günlük hayatın içinde yaşam telaşıyla koşuştururken, meğer ülkemiz kadınlan ne acılar, ne hüzünler yaşıyor, ne baskılara uğruyor, ne şiddet görüyor ve canlannı kıyılıyormuş. Her öyküden sonra içimi kaplayan hüznü, sıkıntıyı anlatamam. Ve her öyküyü okurken nedense, belleğimde Nazım Hikmet’in kadınlar üzerine yazdığı, o ünlü şiirinin şu dizeleri belleğimde döndü durdu.

Ve kadınlar

bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yârimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar,

bizim kadınlarımız

 

Kimi öyküleri okuduktan sonra, öykünün erkek kahramanına kızdım, eleştirdim, veryansın ettim. “Be hey adam! Bir kadın sana “hayır” dediyse, ısrar etmeyeceksin, “seni sevmiyo¬rum, seni istemiyorum, seninle aynı çatı altında yaşamak istemiyorum,” dediyse, orada duracaksın. Adam gibi erkek o- lacak, kuyruğunu bacaklarının arasına kıstıracak, sırtını dönüp gideceksin. Erkeklik onurunu koruyacaksın. Öyle feodal kültür¬den kalan, “ya benimsin ya da kara toprağınsın,” demeyeceksin. Madem Türk erkeğisin, atalarının yüzyıllar önce söylediği öğüdü tutacak, “boşadığın kadının topuğuna, dönüp bakma¬yacaksın,” dedim. Kimi öyküler de gazetelerin üçüncü sayfa ha¬berlerindeki olaylardan alınmış, öyküleştirilmeye çalışılmıştı. Bu öyküleri okurken sıkıldığımı, bu öyküleri yazan arkadaşların daha fazla okumaları, okumadan yazı yazılmayacağını bilmeleri gerektiğini düşündüğümü de açık yüreklilikle belirtmeliyim.

Seçici Kurul üyeleri kendilerine tanınan kısa süre içerisinde, geceyi gündüze kattılar, öyküleri okudular ve değerlendirdiler. İki yüz yetmiş yedi öykü içerisinden, son beş öyküyü belirlemek pek de öyle kolay olmadı. O kadar güzel öyküler vardı ki, birini seçtiğinizde “diğerine haksızlık mı yapıyorum?” duygusu uyandırıyordu. Ayrıca her Seçici Kurul üyesinin “belki dikkatimizden kaçmıştır” diye, öne çıkardığı öyküler de oldu.

Uzun tartışmalar, her öykü üzerinde enine boyuna değerlendirmeler sonucunda, ilk beş öykü belirlendi. Şunu da belirtmeliyim ki, ilk beşe girebilecek en az yirmi öykü daha vardı. sonuçlandığında hangi yazarların dereceye girdiğini bilmiyorduk. 

Rumuzların bulunduğu zarf açılınca, yarışmanın sonucu şu şekilde belirlendiğini gördük;
1.    Mektup, (İlkiz Kucur Taşdelen)
2.    Çalı Urganı, (Işıl Özer)
3.    Çıt Yok Fısıltı Var, (Kamer Yıldız Ok)
Mansiyon: Zuhure, (Ahmet Cengil)
Mansiyon: Öfkeli Balıklar, (Halil Uzel)

İkinci olan Çalı Urganı adlı öykünün yazarı Işıl Özer ile mansiyon ödülü alan Öfkeli Balıklar adlı öykünün yazarı Halil Uzel’in, Efeler kentinde yaşadığını öğrenince, kentimizden yeni yazarların çıktığını görmenin sevincini yaşadım.

Her yazar arkadaş, ödülü bileğinin hakkıyla aldı, kendilerini ayrı ayrı kutluyorum. Seçici Kurul üyelerini de verdikleri emek için her birini ayrı ayrı teşekkür etmek gerekir.

Dereceye giren beş öykü ile Seçici Kurul’un yayımlanmaya değer gördüğü yirmi yedi öykü, Efeler Belediyesi Kültür Yayınları tarafından kitap taştırılmak üzere bir kenara ayrıldı.

Son olarak, yarışmaya ilgi gösteren, ürünlerini bizlerle paylaşan, yarışmaya katılan tüm yazarlara teşekkür ediyorum. Çıktıkları edebiyat yolculuğunun, zor, dikenli ve sarp yolunda başarılar diliyorum. Yolları açık olsun!

Ahmet Zeki Muslu
Şair-Yazar
Öykü Seçici Kurul Üyesi

Gazete Haberleri için tıklayın

Eflatun Gölgeli Kadınlar

Mayıs 2015, 1. Baskı

Image
Kitap bölümlerindeki şiirleri okumak için başlıkları tıklayın.
Image
Image
Image
Image

Eflatun Gölgeli Kadınlar - kitap tanıtımı

Sayı: 75, Tarih: Temmuz / Ağustos 2015

Sayı: 75, Tarih: Ağustos 2015

Image
Image

 ...

Ama Ben İlkizim

2011, Genişletilmiş 2. Baskı

Image
Kitap bölümlerindeki şiirleri okumak için başlıkları tıklayın.
Image
Image
Image
Image
  • 01
  • 02
  • 03
  • 04
  • 05
  • 06
  • 07
  • 08
  • 09
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16
  • 17
  • 18
  • 19
  • 20
  • 21
  • 22
  • 23
  • 24
  • 25
  • 26
  • 27
  • 28
  • 29
  • 30
  • 31
  • 32
  • 33
  • 34
  • 35
  • 36
  • 37
  • 38
  • 39
  • 40
  • 41
  • 42
  • 43
  • 44
  • 45
  • 46
  • 47
  • 48
  • 49
  • 50
  • 51
  • 52
  • 53
  • 54
  • 55
  • 56
  • 57
  • 58
  • 59
  • 60
  • 61
  • 62
  • 63
  • 64
  • 65
  • 66
  • 67
  • 68
  • 69

"Ama Ben İlkizim"

1. Baskı, 1989

"Ama Ben İlkizim”, İlkiz Kucur'un ilk kitabı. İlkiz Kucur 1958 doğumlu, ODTÜ Sosyoloji Bölümü mezunu bir şair. Şimdiye dek Yusufçuk, Oluşum, Tan Sesimiz, Dönemeç, Karşı Edebiyat, Broy ve Sınat Olayı gibi dergilerde şiirleri yayımlandı.

Eleştirmen Mehmet H.Doğan şair Kucur’un kitabı hakkında şöyle diyor:


“...Bir ilk kitaptan beklenmeyecek yoğunlukta şiirlerle dolu. Belli ki biriktirmiş kendini. Yepyeni buluşlara, pırıl pırıl imgelere rastladım şiirlerinde. Kitabın tümüne yayılmış bir izlek olarak yalnızlık, kadınsı bir duyarlıkla her şiirde ayrı bir yüzle, ayrı bir bağlamda çıkıyor karşımıza."

“Ama Ben llkizim"de şair üç ana başlıkta toplamış şiirlerini: “Ortaçağ Kentlerinin Ders Notları”, "Senin Kentinde Olmalıyım" ve “Oyun”. Kitabın sonunda ayrıca “Yok İnsanlar Üzerine Bir Metin" başlıklı şiirsi bir metin yer alıyor. Ayrım Yayınlan arasında çıkan kitaptaki şiirlerden “Ortaçağ Kentleri’nin Ders Notları” başlıklı olanı şöyle:

Masalcı

"Kendi saçlarından asılı delikanlılar 
Kanlı bir bıçakla yüzüyordu mor sulannda ölümün 
Yavaş yavaş sürüldü gölgedeki kentlerden 
Çünkü yanlış imlasıydılar alışkanlıkların Harami"